| Ticaret Eğitimi Nereye? |
|---|
| Tarih: Wed 19 Sep 2007 (1739 okuma) |
|
Prof. Dr. Kenan ÇELİK-Beşikdüzü Meslek Yüksekokulu Müdürü kenancelik@kenancelik.com 1924 yılında, yani Cumhuriyetimizin ilk yılında, 13 kişilik İstanbul İktisat Komisyonu Heyeti bir ekonomik rapor hazırladı. Mevcut durumu tespit ettiler ve hükümete önerilerde bulundular. Rapor Osmanlıca yazıldı ve 1925 yılında kitap halinde basıldı. Bu kitabın orjinalinden Türkiye’de iki adet var. İstanbul Ticaret Odası ve Meclis kütüphanesinde. Kitap Cumhuriyetimizin devraldığı ekonomik durumu net gösteriyor. Osmanlıca yazılan kitap, Pamukkale Üniversitesi Maliye Bölümü öğretim üyelerinden Doç.Dr.Ekrem KARAYILMAZLAR ve eşi tarih öğretmeni Aynur KARAYILMAZLAR tarafından Türkçeye çevrilmiş ve sadeleştirilmiş. İstanbul Ticaret Odası tarafından da 2006 yılında basılmış. Ekrem hoca, kendisi istemesine rağmen, anlaşılamayan gerekçelerle, KTÜ’de kadro verilmemiş değerli ve çalışkan bir bilim adamıdır. Diğer çalışmaları da kalitesini ortaya koyuyor. Başarısını Pamukkale Üniversitesi Maliye Bölümü ve Türkiye için sürdürüyor. Bu değerli çalışmalarından dolayı da kendilerini kutluyorum. Kitap incelendiğinde, 1924 yılındaki sorunlar ve beceriksizliklerin aynen devam ettiği görülüyor. Yedisinde giren huy, yetmişinde çıkmaz derler ya. İktisatçı olduğum için, 22.sayfada, 1924 yılındaki ticaret eğitimi dikkatimi çekti. Sultan Hamid devrinde ticaret mekteplerine çok az rağbet olmuş. Meşrutiyet ticaret okullarına rağbeti artırmış, ancak okullar ticaret kesimine güven vermediği için, tacirler çocuklarını yabancı okullarda okutmayı ve Avrupa’ya göndermeyi tercih etmişler. Bir paragraf da aynen şöyle yazıyor: “Ticaret mektebinde bulunan hocalar, belki Avrupa’daki meslek yüksekokulları kadar çalışıyorlar, teorik derslerde belki Avrupada’kiler derecesinde iyi eğitim veriyorlar. Fakat noksan olan, asıl iş hayatında ihtiyaç hissedilen şeylerdir ki, bu meyanda yabancı diller ve ameli ticaret şubeleri bilhassa mühimdir. Talebenin staj görebileceği bir müessese yoktur. Ticaret mektepleri için Ticaret Odası’na bir himaye ve kontrol hakkı verilecek olursa, o da talebenin bu ihtiyaçlarını giderecek teşebbüslerde verimli bir surette bulunabilir. Son iki senede ticaret mektebine talep çok artmış hatta mektebin alabileceği miktardın fazla olmuştu. Fakat müracaat eden talebenin büyük bir kısmı hazır değildir ki, bu da ilköğretim ve daha ileri düzeydeki eğitimde iktisadi mesleklere hiçbir mevki verilmemiş olmasının neticesidir. İktisadi hayatta rol oynayan milletler, en küçük sınıfların okuma kitaplarında bile sanat, ticaret, para bahislerine mühim ir mevki tahsis etmişlerdir.” Şimdi karşılaştıralım. 83 yılda ticaret eğitiminde ne değişti? Aynı sorunlar biraz daha modern hale gelerek devam ediyor. Yine parası bol olan tüccarlar, çocuklarına ticaret eğitimini Avrupa veya Amerika’da aldırmıyor mu? Evet. İktisadi ve İdari Bilimler fakülteleri ile ticaret alanındaki Meslek Yüksekokullarının hem sayısı, hem bölümleri, hem de kontenjanları artmadı mı? Alabileceğinin üzerinde öğrenci almıyor mu? Evet. Gelen öğrencilerin başarı durumları, özellikle de yüksekokullarda düşük değil mi? Bunun nedeni orta dereceli eğitime dayanmıyor mu? Evet. Ticaret eğitimini sürdüren hocalar, Avrupa’daki ve Amerika’daki kadar teorik eğitim vermiyor mu? Veriyor ama hepsi de değil. Öğrencileri iş hayatına hazırlayacak pratik bilgiler var mı? Mezun olan öğrenciler, hiçbir uyum sorunu yaşamadan bir işte çalışabiliyor mu? Hayır. Ticaret ve Sanayi Odası ve iş dünyası ile işbirliği var mı? Yok. Olan da kişilere özgü. Hazırlık sınıfları olmasına rağmen, İngilizce, Fransızca, Rusça, Çince gibi herhangi bir dil öğretebiliyor muyuz? Hayır. Eeee, sadece Türklerle mi dış ticaret yapacağız. Yoksa, yabancıların Türkçe öğrenenleri ile mi? Örneğin, Rusya ile olan ticareti, bizim Rusça bilenlerimizler değil, Rusların Türkçe öğrenenleri veya Azeriler aracılığı ile gerçekleştirmiyor muyuz? Evet öyle. Fakülte veya yüksekokulların staj sorunları çözüldü mü? Gerçek bir staj yaptırıyor muyuz? Staj yapanlara en azından ulaşım ve yemek sağlıyor muyuz? Staj yaparken gerçekten eğitime katkı sağlanıyor mu? Hayır. Birkaç işletme hariç. O halde 83 yıldır ne yapıyoruz? Yan gelip yatıyoruz. Çalışmaları da kendi kariyerimizi yükseltmek için yapıyoruz. Maaşımızı ve ders ücretimizi alarak, kitap yazıp para kazanarak hayatımızı devam ettiriyoruz. Birkaç kişi hariç. Lafa gelince de mangalda kül bırakmıyoruz. Palavra, Palavra. Kaynak : İlkhaber Gazetesi, 30 Ağustos 2007, Perşembe Tür : Eğitim Tarih : 30.08.2007 |
Anasayfa |
Yazdır
|
E-mail
|



Anasayfa
Yazdır
E-mail